Bulunduğunuz Kategori : Ağız ve Diş Sağlığı

Ünlü Türk Bilim adamı Hulusi Behçet’in tanımladığı bir hastalıktır. Tekrarlayan ağız yaraları, genital ülserler, göz, deri, eklem, damar ve sinir sistemi tutulumuyla giden, nedeni bilinmeyen bir vaskülittir (damar ltihabı.)Birden fazla organ sistemini ilgilendirir ve kesin bir tedavisi yoktur. Ülkemizde oldukça sık rastlanır. Akdeniz ülkelerinde sık görülür. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Nedini bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık söz konusudur. Belirtileri: Ağızda Devamı...
Dişleri düzenli fırçalamak dişleri korumak ve çürükleri önlemek açısından en etkili yoldur. Bunun için öncelikle doğru fırça seçimi ve doğru diş fırçalama yöntemini bilmek ve uygulamak gerekir. Dişler için en uygun fırça naylon ve orta sertlikte olan fırçalardır. Fırçanın ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve en arkada ki dişlere rahatça ulaşabilmesi için fırçanın çok büyük olmaması gerekir. Uygun fırçadan sonra, dişlerin en az günde iki kere Devamı...
Normalde ağzımızda bulunabilen ve havasız yaşayabilen ve Astinomices denilen mantarların sebep olduğu hastalıktır. İkinci tür ağız içi mukozasında, özellikle çürük dişlerde ve bademciklerde bir zarar vermeden bulunur. İnsanlarda ve hayvanlarda görülebilir. İnsanlarda en çok Enfeksiyon genellikle baş, boyun, ağız, yutak, burun, dudak ve tükürük bezlerine, ender olarak plevra (akciğer zarı) akciğer, bağırsak, karın ve deride görülebilir. İnsana genellikle bakteriyi Devamı...
Kalkülüs olarak adlandırılan diş taşı (tartar) tükürükteki minerallerin ve plakların neden olduğu bir yapıdır. Taş kireçli ve serttir, temizlenmesi zordur. Diştaşı 2 şekilde sınıflandırılır. Dişeti üstü diştaşı (Supragingival Calculus): Diş etinin üstünde yer alır ve tükürükle ilgilidir. Dişeti altı diştaşı (Subgingival Calculus): Dişeti oyunun içinde yer alır. Serum kaynaklı olığ, rengi kahve veya siyahtır. Diş taşı, diş eti iltihabı ve periodonti Devamı...
Dişlerin görevi besinleri kopartmak ve öğütmektir. Görev ve biçimlerine göre değişik isimler alırlar. Yetişkin bir insanda 32 tane diş bulunur. Bir dişin ağız boşluğunda yani diş etinden yukarıda olan kısmına kron denir. Çenede gömülü olan bölüme kök ve bu ikisinin birleştiği kısma ise dişin boynu (köle) denir. Her dişin ana kısmını oluşturan bölüme dentin denir. Dentin kronda mine denilen bir tabaka ile, kökte sement ile kaplıdır. Mine tabakası kesici Devamı...
Sigara: Ağız ve diş sağlığının bozulmasında sigara önemli bir yet tutar. Ağız hijyenine dikkat etmeyen kişilerde sigara etkisi daha fazla görülür. Stres: Dişeti hastalığında azımsanmayacak derecede önemlidir. Stres bağışıklık sistemimizi zayıflatır ve hastalıklarla mücadelede vücudumuz başarısız olur. Dengesiz beslenme: Vücudumuza yeterince alamadığımız vitamin ve mineraller bağışıklık sistemimizi zayıflatır ve hücre yenilenmesini önler. Meyve ve sebzeyi Devamı...
Diş etinin kanaması diş eti iltihabının yani gingivitisin ilk ve önemli belirtileri arasındadır. Diş eti iltihabında diş etlerinde şişlik, renk değişikliği, parlaklık ve ağız kokusu oluşur. Bu belirtiler tedavi edilmediği takdirde enfeksiyonlara yol açar ve daha derin dokuları, diş kemiğini, dişi kemiğe bağlayan liflere zarar verir. Bu durumda çürük olmayan sağlam dişler bile sallanıp düşebilirler. Buna periodontitis denir. Sağlıklı bir diş eti ğembe renkte, Devamı...
Tıpta “Bruksizm” olarak adlandırılan diş gıcırdatma uyku sırasında dişleri sıkmak, gıcırdatmak ve hatta çeneyi kenetlemektir. Daha çok psikolojik sebeplerden ortaya çıkar. Normal bir durum değildir. Bazı kişilerde gündüzleride ortaya çıkabilir. Kişiler çoğu zaman dişlerinin gıcırdattığının farkında bile değildir. Rahatsızlıklarını yakınları onlara söylerlerse farkedebilirler. Tehlikeli dişler için zararlı bir durumdur. Normal şartlarda asla Devamı...
Dil adaleden oluşmuş boğaz tabanına bağlı olan bir ogandır. Görevi, çiğnemeye ve besinleri yutmaya yardımcı olmak, tad almak ve konuşmaya yardımcı olmaktır. Tat alma kabarcıkları (papilla) dilin her iki yanında bulunur. Ayrıca dil üzerinde, gırtlakta da bulunmaktadır. Frenilum da denen ince bir zar dili ağız tabanına bağlar. Bunun kısa olması peltek konuşmalara yol açar. Basit bir operasyon bu problemi küçük yaşlarda çözer. Normal bir dil pembemsi beyaz renkte, Devamı...
Bebeğin ilk dişleri ortalama olarak 7. ayın ortalarında belirmeye başlar. Fakat bazen dişler 3. ayda erkenden ortaya çıkarken, bazen 12 aya kadar hatta daha fazla uzayabilir. Dişlerin çıkışı genelikle genetiktir. Yani anne babanın dişleri erken çıkmışsa bebeğinki de genelde aynı düzende olur. Diş çıkarma belirtileri genelde dişten 2-3 ay öncesi ortaya çıkar. Bu durum çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Bebekler iki üç aydan itibaren salya akıtmaya başlarlar. Devamı...
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12