Bulunduğunuz Kategori : Göz Sağlığı

Ünlü Türk Bilim adamı Hulusi Behçet’in tanımladığı bir hastalıktır. Tekrarlayan ağız yaraları, genital ülserler, göz, deri, eklem, damar ve sinir sistemi tutulumuyla giden, nedeni bilinmeyen bir vaskülittir (damar ltihabı.)Birden fazla organ sistemini ilgilendirir ve kesin bir tedavisi yoktur. Ülkemizde oldukça sık rastlanır. Akdeniz ülkelerinde sık görülür. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Nedini bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık söz konusudur. Belirtileri: Ağızda Devamı...
Göz yaşı kesesi göz çukurunun içinde köşede yer alır ve göz yaşı kesesinin iltihaplanmasına dakriyosis denir. Gözyaşı glandula lakrimalis denen göz yaşı bezinin salgısına denir. Bu konjonktivanın ve korneanın bütün yüzeyini ıslattıktan sonra gözün iç köşesinde toplanır ve göz kapaklarının kenarında bulunan gözyaşı noktalarından (puneta lacrimale) gözyaşı kesesine girer. Burun köküne doğru 15 mm. uzunluğunda ve 3mm. genişliğinde olan gözyaşı, bir Devamı...
Normalde birbirine paralel olan göz ekseninin, paralelliğinin bozulmasına denebilir. Şaşılık, göz küresini oynatan kasların fazla veya az çalışmasıyla meydana gelen bir göz hastalığıdır. Şaşılık genelde yakını görememeyle ilgili bir göz kusuru olduğundan yakına bakarken ortaya çıkar. Şaşılığın nedenler arasında tek taraflı görme veya kırma bozukluğu olabilir. Bu tek taraflı şaşılığın olmasına da neden olabilmektedir. Şaşılık içe olmak üzere Devamı...
Amerika’da ilk kez insanlara yapılan kök hücre tedavisinin iyi sonuç verdiği açıklandı. Embriyo kök hücre naklinden 4 ay sonra iki hastanın görme yetilerinde düzelme oldu. Körlüğe iki farklı göz hastalığı yüzünden yalanan ve yasal olarak da kör kabul edilen iki gönüllü hastanın retinası altına takriben 50 bin kök hücre enjekte edildi. 50 yaş civarında olan ilk hastanın kalıtımsal stargarth, 70 yaşlarındaki hastanın da yaşa bağlı dejenerasyon hastalığı Devamı...
Katarakt göz merceğinin bulutlanması, zamanla saydamlığını kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Buna halk arasında göze perde inme de denir. Genellikle 50 yaşından sonra görülür. Katarakt nedenleri arasında şeker hastalığı, uzun süre ışığa maruz kalmayı, damar sertliğini sayabiliriz. Bazen doğuştan katarakta olabilir. Normal bir gözde ışık lensten geçer ve gözün arkasındaki retinada odaklanır. Böylece cisimler net bir biçimde görülür. Katarakta lensin bozulmasından Devamı...
Göz küresi içindeki basıncın artması ve buna bağlı gelişen bozukluklara glokom denir. Göz küresi elastiki bir yapıda değildir. Bu yüzden içi sıvı ile dolu olan ön kamaranın hacmi artar ve göz içi basıncı direkt olarak etkilenir. Oluş nedenlerine göre 4 çeşit glokom vardır. Basit glokom: Genelde 40 yaş üstünde genetik bir hastalık olarak görülür. Baştan tek taraflıdır ve uzun yıllar herhangi bir şikayete yol açmaz. Sonradan görüş azalmaya başlar ve tedavi Devamı...
Kelime anlamı noktasızlık olan astigmat, göze gelen ışınların tek noktada odaklanamaması durumuna denir. Gözün ön bölümü (kornea) astigmatta elips veya rugby topu şeklindedir. Astigmat bir korneanın 2 temel eğrisi olur. Biri yassı diğeri ona 90 derecede daha dik. Bu iki farklı eğri ışığı farklı kuvvette kırdıkları için retinada iki görüntü oluşur. Hafif dereceli astigmatlarda göz nesneye yakınsa yorgunluk şikayeti olur. 1 numara üstündeki astigmatlarda uzakta Devamı...
Gözün yakını görememesidir. Hipermetropta görüntü retina arkasında odaklandığı için bulanık görme olur. Kalıtsal bir göz hastalığıdır. Tedavisi edilmediğinde zamanla yakını ve uzağı görememe durumu oluşur. Hipermetropta bazı durumlar hariç genelde kusur iki gözde birden olur. Bu durumun çocukluk çağında teşhisi çok önemlidir. Erken teşhis edilmediği takdirde göz tembelliği sorunu ortaya çıkar. Çocukların göz numaraları saptanıp, iki göz arasında Devamı...
Toplumun yaklaşık olarak %40′ında görülen miyop, kişilerin uzaktaki nesneleri zorlukla ve bulanık görmesi demektir. Örneğin örme, okuma gibi yakından yapılacak işleri kolaylıkla yaparken, uzaktaki tabelaları okumada, arka sıralardan sınıf tahtasını okumada güçlük çekerler. Miyopun kalıtımsal olma ihtimali vardır. Genelde 8-10 yaşlarında görülmeye başlar. Ve çocuğun vücut gelişimine de bağlı olarak 20′li yaşlarda değişik oranlarda ilerleyebilir. Devamı...