Ağız Kokusu

Ağız Kokusu

Ağız kokusu günümüzde yaygın olan, soysal hayatı etkileyen, kişiyi psikolojik olarak huzursuz eden ve güvenini kaybetmesine yol açan bir durumdur. Sosyal hayatı etkilemesinin yanı sıra evlilikleri de riske sokar. Ağızdaki çirkin kokuya kısaca halitosiz denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur fakat ağız kokusu başka hastalıkların habercisi olabilir. Ağız kokusunu kısaca Patolojik, Fizyolojik, Psikosomatik […]

Ağız kokusu günümüzde yaygın olan, soysal hayatı etkileyen, kişiyi psikolojik olarak huzursuz eden ve güvenini kaybetmesine yol açan bir durumdur. Sosyal hayatı etkilemesinin yanı sıra evlilikleri de riske sokar.

Ağızdaki çirkin kokuya kısaca halitosiz denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur fakat ağız kokusu başka hastalıkların habercisi olabilir.
Ağız kokusunu kısaca Patolojik, Fizyolojik, Psikosomatik diye üçe ayırabiliriz.

Patolojik ağız kokusu: Gerçek halitosis diye adlandırılabilir. Patolojik durumlar arasında ağız mukozası iltihabı, bademcik iltahabı, diş çürüğü, diş eti iltihabı, ülserleşmiş tümörler gibi ağız hastalıkları, yemek borusu ya da mide ile ilgili rahatsızlıklar, bazı akciğer hastalıkları, şeker hastalığı ve karaciğer yetmezliği gibi metabolizma hastalıkları yer alır. Böyle bir rahatsızlığı olan hastalar diş hekimine ağız kokusundan rahatsız oldukları için başvurmazlar ki genelde farkında bile değildirler. Bu durumun bir şekilde üstesinden gelmişler ve ya kabullenmişlerdir.

Patolojik ağız kokusu kendi arasında 3’e ayrılır.
a- Hasta kendisi ağzının koktuğunun farkına varır ve kokuyu kabullenir. Fakat Halitosisten farklı bir şikayetle doktora başvurur. Bu tip Hastaların %24.1’i diş hekimine müracaat eder ve tedavi olurlar.
b- Kokuyu hastanın kendisi değil yakınları tespit eder. Bu tip hastaların %50’si diş hekimine gider.
c- Ağız kokusu, hastanın kendisinin ve ya yakınlarının tespiti değil şüphesidir. Bu tip kokularda hastada aralıklı yakınmalar olur ve büyük bir kısmı diş hekimine gider.

Fizyolojik ağız kokusu: Her sağlıklı bireyde sabah uykudan uyandığında sindirim kanalında biriken gaz veya dil sırında üreyen bakteriler yüzünden ağız kokusu görülebilir. Sürekli olmamak şartıyla çinko içeren ağız gargaraları yapmak, sakız çiğnemek ve dilin yüzeyini fırçalamak kokuya çözüm olabilir. Beslenme sonrasında nefeste görülen kokuda fizyolojik ağız kokusudur.

Psikosomatik ağız kokusu: Bu tip hastalar kokudan şikayet etmelerine rağmen aslında gerçek bir halitosis (ağız kokusu) yoktur. Böyle hastaları patolojik halitosisten ayırmak güçtür. Diş hekimi ve psikiyatr iş birliğiyle tedavi edilmeleri gerekir. Bu tip hastaların bir kısmında koku değil koku korkusu (Halitofobi) vardır. Bunlar genellikle narin, duygulu, disiplinli ve içe dönük kişilik taşırlar.

Ağız Kokusunun Sebepleri:
Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda,
Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir),
Şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir),
Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu),
Karaciğer yetmezliği,
Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri bize ağız kokusu olarak geri döner.)

Ağız Kokusunu engellemek ve ya aza indirmek için kendinizce bazı önlemler alabilirsiniz. Öncelikle dişlerinizi ve diş etlerinizi koruyun, ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin, diş ipini hayatınıza sokun, sakız çiğneyin. İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır, daha fazla su için, asla burnunuz tıkalı uyumayın, bu durum ağzı ve boğazı kurutacağından, bakterilerin üremesi için ideal bir ortam meydana getirir. Azalan tükürük salgısı duruma eşlik edince ağız kokusu kaçınılmaz olur. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız, lokmaları iyi çiğneyin, sigaradan uzak durun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM