Anksiyete Bozukluğu Nedir

Anksiyete Bozukluğu Nedir

Anksiyete; somatik (bedenle ilgili, bedensel) belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir. Kaygı, sıkıntı, bunaltı, endişe olarak da adlandırılabilir. Bu tip rahatsızlıkları olan kişi, korku duyduğu nesne karşısında o kadar korkulmayacağını bilir ve bu korkuyu anlamsız bulur. Fakat yinede o nesneden ve ya durumdan kaçınmaya çalışır. Anksitiye yaşayan kişiler de […]

; somatik (bedenle ilgili, bedensel) belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir. Kaygı, sıkıntı, bunaltı, endişe olarak da adlandırılabilir. Bu tip rahatsızlıkları olan kişi, korku duyduğu nesne karşısında o kadar korkulmayacağını bilir ve bu korkuyu anlamsız bulur. Fakat yinede o nesneden ve ya durumdan kaçınmaya çalışır. Anksitiye yaşayan kişiler de bu durumu “kötü bir şey olacakmış hissi”, nedensiz bir korku şeklinde ifade eder. Korku dışarıdan ve nereden geleceği belli gerçek bir tehlike karşısında bedensel ve ruhsal olarak verilen tepki biçimidir. Böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayken kişi korku duygusuyla birlikte fiziksel reaksiyonlarda gösterir. Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, ürperme, göz bebeklerinde büyüme vb. Bu tepkiler değişik yoğunluklarda yaşanarak hafif tedirginlik ve gerginlik halinin yanı sıra panik derecesine varabilir.

Anksiyete herkes tarafından zaman zaman yaşanabilecek bir durumdur. O nedenle her zaman bir hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir. Örneğin okulun ilk gününde, hoşlandığını biri ile ilk randevuda ya da kişinin hayatını etkileyecek yeni ve değişik bir durumun başlangıcında anksiyete duyulabilir. Bu gayet normaldir ve bunun organizmayı uyarıcı, koruyucu ve insanı motive edici özellikleri vardır.

Genelde çekingen ve bağımlı yapıları olan, kendilerine güvenleri az olan kişilerde anksiyete bozukluğuna rastlanır. Bu rahatsızlığı olan insanlar toplusal ilişkilerde arka planda duran, utangaç, çabuk yıkılan, kırılgan, eleştiriye çok duyarlı kişilerdir. Yapılan bir çalışmaya göre de bu hastalığın stresli bir olayla başladığı hastaların % 30’unda belirlenmiştir.

Anksiyetenin ileri derecede olduğuna karar verebilmek için, uyaranın şiddeti ile ortaya çıkan anksiyete uyaran ile uyumlu olmaması, zamanla azalmaması, değişmemesi ya da şiddetlenmesi, anksiyetenin fiziksel belirtilerinin hakim olması ve işlevselliğin bozulması gerekir. Bu durum anksiyete kişinin ailevi ve mesleki yaşantısını etkilemeye başlar, insan ilişkilerinde bozulmalara neden olur. Kişi gün içinde sık sık ortaya çıkan ve günün büyük bir kısmını kaplayan bu duygularını kontrol edemez ve başa çıkamaz hale gelir. Bu belirtilerin yanında kişide tedirginlik, huzursuzluk, gerginlik, konulara adapte zorluğu, sıkıntı, daralma, çabuk yorulma ve tetikte olma da gözlemlenen olgular arasındadır. Anksiyete esnasında ortaya çıkabilecek psikolojik reaksiyonlar ise; baş ağrısı, baş dönmesi, ağız kuruluğu, kulak çınlaması, nefes darlığı, çarpıntı, muhtelif ağrılar ve gastrointestinal şikayetlerdir.

Anksiyete ile ilgili araştırmalar göstermektedir ki; her 100 kişiden 30’unda yaşamlarının bir döneminde görülebilir. Toplumda görülme oranı %3 olup, hayat boyu rastlanabilme oranı % 5 civarında saptanmıştır. Tüm kaygı bozukluklarının %12 sini oluşturur. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülür. Vakaların yarısından çoğu çocukluk ve erişkinliğe geçiş döneminde yani ergenlikte başlamaktadır. Depresyonlu hastaların neredeyse % 60’ında anksiyete belirtileri vardır. Amerika Birleşik Devletlerin de son yıllarda yapılmış olan büyük bir araştırmada da 6 aylık bir süre içinde nüfusun %5-12’sinde fobilere rastlanmıştır.

Anksiyete tedavisinin yanında, kişinin beklentileri, düşünüş yöntemini değiştirme, gevşeme eğitimi, kaygıya yol açan etkenlerle yüzleştirme gibi tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Kaygıyı artırabilen kafeinli maddelerden (çay, kahve, kola, çikolata) uzak durulması önerilmelidir.

Anksiyete Bozukluklarını DSM-IV-TR’a (Tanı Ölçütleri) göre:
Panik Atak
Agorfobi
Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu
Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu
Panik Bozukluğu Öyküsü Olmadan Agorafobi
Özgül Fobi
Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)
Obsesif-Kompulsif Bozukluk
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Akut Stres Bozukluğu
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Bir Genel Tıbbı Duruma bağlı Anksiyete Bozukluğu
Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu
Başka Türlü Adlandırılamayan Anksiyete Bozukluğu olarak sınıflandırabiliriz.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM