Anoreksiya – İştahsızlık Hastalığı

Anoreksiya – İştahsızlık Hastalığı

Anoreksiya ya da iştahsızlık hastalığı denilen bu hastalığa yakalanan kişinin, kendi vücudunu algılaması bozulur ve bu yüzden kendini kilolu olarak algılar. Buna anoreksiya denir. Sonu ölüme kadar gidebilir. Bazı uzmanlar depresyon ve yeme bozukluğu arasında doğrudan ilişki olduğunu söylerler. Ayrıca stresin tetiklemesiyle salgılanan bir hormonunda anoreksiyaya sebep olduğunu düşünürler. Vasopressin adı verilen bu hormonun aşırı […]

ya da denilen bu hastalığa yakalanan kişinin, kendi vücudunu algılaması bozulur ve bu yüzden kendini kilolu olarak algılar. Buna anoreksiya denir. Sonu ölüme kadar gidebilir.

Bazı uzmanlar depresyon ve yeme bozukluğu arasında doğrudan ilişki olduğunu söylerler. Ayrıca stresin tetiklemesiyle salgılanan bir hormonunda anoreksiyaya sebep olduğunu düşünürler. adı verilen bu hormonun aşırı salgılanması, beynin hipotalamus bölümündeki bir bozukluktan kaynaklanır. Yapılan araştırmalarda bu hormonun anoreksiya hastalarında fazla salgılandığı belirlenmiştir. Normal şartlarda fiziksel ve çok büyük olasılıkla duygusal strese karşı üretilen bu hormon, aşırı derecede salgılandığında baş gösterir.

Anokreksiyalı hastaların tipleri vardır. Kısıtlı tipte kişi yeme düzenine kısıtlamalar getirir. Tıkanırcasına yer daha sonra kusar. intihar girişimi bu tiplerde daha çok görülür.

Belirtileri:
15-19 yaşlarında başlar. 40 yaşından sonra anoreksiya görülmez. Anoreksiya hastalarının %90-95’i kadındır. Genelde belirtileri kişiye özel ve sinsidir. Anoreksiyalı biri olduğu kilonun %15 kadar daha altındadır. Böyle olduğu halde kilo almaktan şişmanlamaktan aşırı derecede korkar. Kişinin vücudunu algılayışında bozukluk vardır. Sürekli zayıflama arzusu içindedir. Kendini hep kilolu gibi görür. Bu zayıflık tehlikeli duruma gelsede o kendini kilolu görmeye devam eder. Birbirini izleyen 3 adet döneminin olmaması dikkat çekicidir. Kilo aldırmayacak besinler tüketir ve kilo almayı engelleyen aktivitelerde bulunur. Bunlar için büyük çaba harcar.

Anoreksiya, kalp atışında azalma, kolesterolde artma, tansiyon düşüklüğü, dengesiz su-tuz oranı, kansızlık, karaciğer enzimlerinde yükselme, troid hormonunda düşüşlere neden olur. Stres hormonu artar, ostrojen hormonu azalır, adet görülmez, cinsel işlevde azalma görülür, kısırlık ve osteoporz gibi sorunlara yol açar. Tedavi edilmeyip uzun süre devam etmesi halinde beyinde ve sinir sisteminde kalıcı hasarlara yol açar. Bu da anoreksiyalı hastaların %5’inin hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu bize gösterir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM