Apandisit

Apandisit

7.5 cm. ile 12,5 cm. kadar uzunlukta, kalın bağırsak başlangıcının altında, karnın sağ kısmında, körbağırsağın solucana benzeyen uzantısıdır.  Normal şartlarda bir kurşun kalem kalınlığındadır. Hiç bir fonksiyonu olmadığı söylensede bizim felsefemize göre hiç bir şey boşa yaratılmamıştır. Apandisit hastalığı apandisitin etrafının iltihabıdır. Etrafına yayılan ilti­haplanma bütün vücuda yayılır. Kötü iltihaplanma hallerinde apandisit iltihapla dolabilir. İltihaplanma, apandisit […]

7.5 cm. ile 12,5 cm. kadar uzunlukta, kalın bağırsak başlangıcının altında, karnın sağ kısmında, körbağırsağın solucana benzeyen uzantısıdır.  Normal şartlarda bir kurşun kalem kalınlığındadır. Hiç bir fonksiyonu olmadığı söylensede bizim felsefemize göre hiç bir şey boşa yaratılmamıştır.

hastalığı apandisitin etrafının iltihabıdır. Etrafına yayılan ilti­haplanma bütün vücuda yayılır. Kötü iltihaplanma hallerinde apandisit iltihapla dolabilir. İltihaplanma, apandisit duvarının dı­şına yayıldığı zaman apandisitin patlatma riski oluşur. Apandisit bakteriler yüzünden meydana gelen iltihaplanma ve sertleşmiş cerahat parçasının apandiste olan kan akımını engellemesi ve buradaki kan damarlarını tıkaması yüzünden olur. Günümüzde apandisit, geçmişe oranla çok az görülmektedir. Genelde 20-30-40 yaşlarda görülür. Çocuk ve gençlerde de sık olmasada bu hastalık görülebilir. 3 yaşın altındaki çocuklarda ise nadiren rastlanır. Apandisit genetik değildir. Herhangi bir yemekten, içmekten, meyveden ileri gelmez.

2’ye ayrılır.

a. . Bu tür apandisit genellikle karın krampları, baş dönmesi veya kusma, karının sağ alt bölümünde sancı ile kendisini gösterir. Belirtiler aniden veya belli biz zaman içinde ortaya çıkabilir.

b. Tekrarlanan apandisit. Bu hafif ile kendisi­ni gösterir, bir süre ortadan kaybolur ve birkaç ay veya birkaç yıl sonra yeniden aynı belirtiler oluşur.

Belirtileri:
Karında oluşan kramplardan, baş dönmesi ve kusmadan ve kar­nın sağ alt kısmında duyulan sancıdan dolayı kişiler apandisitten şüphelenmelidir. Bu belirtiler birkaç defa devam edebilir ve gittikçe şid­detlenebilir. Nabızda artış ve hafif ateş de görülür. İştahsızlık ve kabızlıkta çoğu zaman apandisit belirtisidir. Apandisit oluşumunu önlemek için herhangi bişey fayda vermez.

ve tedavisi:

Apandisit teşhisi için kan tahlili yapılır. Had apandisit türünde beyaz kan hücresi denilen lokositler genelde kanda normalden fazla görülür.

Had apandisit çok az vakada kendi kendiliğinden geçer ve çok kez iltihaplanma hali patlamaya veya “peritonit” e neden olabilir. Apandisit anlaşıldıktan bir kaç saat içinde ameliyat edilmelidir.  Aksi takdirde apandisitde patlama riski söz konusu olur. Apandisit patlarsa içinde ki cerahat karın boşluğuna dolarak, peritonite sebep olur. Bu hayati önem açısından önemli bir konudur.

Bazı vakalarda apandisit yüksek dozda antibiyotik tedavisiyle tedavi edilebilir.  Ancak bu tedavi yöntemi önerilmez. Ameliyattan daha riskli olarak görülür. Apandisit için en iyi tedavi yolu ameliyattır. Apandisit ameliyatı basit bir ameliyattır. Fakat patlaşmış bir apandisit söz konusu ise o ameliyat riskli bir ameliyattır. Ameliyatta omurilik anestezisi, solunum yoluyla verilen  siklopropan veya diazot monoksit gibi gazlar kullanılır. Apandisit patlamış ise ameliyattan bir kaç hasta sonra hasta hastaneden çıkabilir. Ameliyat yarası bir kaç gün içinde iyileşme gösterir. Eğer patlamış bir apandisitse iyileşme bir kaç haftayı alabilir. Ameliyat sonrası herhangi bir ağrı görülmez, fakat ameliyat yerinde sızlamalar görülebilir. Kişi ameliyat yarası kapanır kapanmaz banyo yapabilir. Bir hafta içinde sokak yürüyüşleri yapabilir. İki üç hafta içinde işine geri dönebilir. Bütün fiziki faaliyetlerin tamamını yapabilmek için aradan Altı-sekiz hafta geçmesi gerekebilir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM