Diyabet – Şeker Hastalığı

Diyabet – Şeker Hastalığı

Diyabet bir metabolizma hastalığıdır. Kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Kan yoluyla taşınan glikozun (şekerin) hücrelerin içine girememesi bu tip hastalarda ki temel metabolik bozukluktur. Normal şartlarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glikoz, pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonu yardımıyla hücre içine girer ve orada enerjiye dönüşür. Diyabet, anahtar konumundaki İNSÜLİN […]

Diyabet bir metabolizma hastalığıdır. Kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Kan yoluyla taşınan glikozun (şekerin) hücrelerin içine girememesi bu tip hastalarda ki temel metabolik bozukluktur. Normal şartlarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glikoz, pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonu yardımıyla hücre içine girer ve orada enerjiye dönüşür. Diyabet, anahtar konumundaki İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı olarak gelişir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün kriterlerine göre venöz kanda açlık kan şekeri 140 mg/dl’yi geçerse veya 75gr’lık şeker yüklemesinden 2 saat sonra 200 mg/dl ve üzerinde bulunursa diyabet tanısı konulur. 1997 yılında Amerikan Diyabet Birliği (ADA) bu kriterleri revize etmiş ve açlık kan şekeri sınırının 126 mg/dl’ye çekilmesini salık verilmiştir..

Diyabetin iki ana şekli
Tip1 veya insüline bağımlı diyabet ( IDDM) genelde çocukluk ve ergenlik çağında görülür. Diabet vakalarının %20’sini oluşturur.

Tip2 veya insüline bağımlı olmayan diyabettir ( NIDDM). Orta ve ileri yaş grubunda görülür. Kuzey Amerika ve Avrupa’daki vakaların %80’ni oluşturur.

Diyabetin teşhisinde en sık rastlanan bulgular şunlardır:

–Agız kuruluğu ve sık idrara çıkma ( Tip1 diyabette daha sık)

–Yorgunluk ve halsizlik ( Tip1 diyabette daha sık )

–Yemek yenmesine karşın aşırı kilo kaybı ( Genellikle tip1 diyabette )

–Görme bozukluğu (bulanık görme) ( Tip2 diyabette daha sık )

–Periferik nöropati – sinir sistemindeki hücrelerin hasara uğramasından yada bozukluğundan kaynaklanan bir hastalıktır.( Tip2 diyabette daha sık )

–Yaygın kaşıntı veya mantar hastalıkları ( Tip2 diyabette daha sık )

Tanı:
– WHO ve ADA kriterlerine göre bir gecelik açlıktan sonra ölçülen kan şekerinin >=126 mg/dl olması.

– Oral Glükoz Tolerans Testi : Açlık kan şekeri 115-140 mg/dl bulunan kişilerde erişkin tip diabete uyan hastalarda uygulanır.( NNDG )

tedavisinde, diyabet teşhisi konulan hastaya ilk önce ideal kilosuna göre kalori içeren, yeteri kadar protein bulunduran ( % 10 – 20 ) ve enerjinin % 40 ila 60’ının karbonhidratlardan oluştuğu bir diyet verilmelidir. Kepek, bakliyat, yulaf, elma gibi gıdalardan yararlanılıp günlük diyetin lif oranı artırılmalıdır. Ayrıca sigarayı bırakmak ve egzersiz gibi hayat tarzı değişiklikleri tedavi sürecinde önemli rol oynar.

Tip2 diyabetiklerde oral hipoglisemik ilaçlara, hiperglisemi egzersiz ve diyetle kontrol altına alınamıyorsa başvurulur. Tip1 ( IDDM) hastaların tümünde ve Tip2 (NIDDM) diyabetiklerin bir bölümünde insülin kullanılır. İnsülin tedavisinde hastaların ihtiyaçlarına göre kısa, orta, uzun etkili veya bunların karışımlarını içeren insülin preparatları düzenlenerek kullanılır.

Kan şekeri kontrolünde hedef glikolize hemoglobin ( HgA1c) seviyesini normal aralıkta tutmaktır. Bu hedef tutturulamadığı takdirde diyabete bağlı uzun dönem komplikasyonların görülme sıklığı artar.

Diabet tedavisine geç kalındığı dönemlerde ise hasta kronik komplikasyonların riski altındadır. Bunlar;
Makrovasküler komplikasyonlar ( ateroskleroz ) sonucu koroner arter hastalığı, kangren, inme ve klodikasyon görülebilir. Mikrovasküler komplikasyonlar göz, böbrek, kalp ve sinir sistemini tutar.
-Göz
Diyabetik katarakt
Diyabetik retinopati
Glokom (göz tansiyonu)

-Böbrek
Diyabetik nefropati
Mikroalbuminüri

-Diyabetik ayak
Kangren

-Diyabetik nöropati
Periferik nöropati ( uyuşma, ağrı, yanma hissi v.b.)
Otonomik nöropati ( midenin geç boşalması, ishal, kabızlık, emilim bozuklukları, ortostatik hipotansiyon, mesane disfonksiyonu, erkeklerde erektil disfonksiyon v.b.)

-Cilt
Diyabetik dermopati
Necrobiosis lipoidica diabeticorum
Mantar enfeksiyonlari

-Kardiyovasküler
Diyabetik lipid bozuklukları
Koroner arter hastaligi / Hipertansiyon
Kardiyomiyopati

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM